Yağmurdan Kaçarken

          Aşk, tarihin başından beri hemen hepimizin hayat gündeminin ilk sıralarında yer teşkil ediyor. Yiyip içmek gibi doğal bir ihtiyacımız neredeyse ve herkesin onu algılama ve yaşama biçimi farklı. Bu hisse kadın tarafından baktığımızda ise daha incelikli bir bakış açısı görürüz. Bugüne dek kadın etrafında gelişen tüm sanat eserlerinde de bu fark bir şekilde işlenmiş ve aşkın her halini barındıran hikayelerin en vurucuları bunlar arasından çıkmıştır.

          “Yağmurdan Kaçarken”, aşkı ve kadınları merkezine alan yeni eserler arasında övgüyle söz edilenlerden oldu ve bugünün okurlarının beğenisini kazanabilecek derinlikli bir yapısı var. Bir ailenin üç neslinden kadınların yaşadıklarını ve birbirleriyle olan muhakeme dolu tartışmalarına yer veriyor genel itibariyle.

          50’li yıllarda hiç beklenmedik bir şekilde aşık olarak evlenme kararı alan bir kadın, henüz ilk gençlik çağında onun yanından kaçan kızı ve onun kızı Sabine’nin yıllar sonra bir araya gelmelerinin hikayesini anlatıyor kitap. Yazarın üslubu ile sürekli değişken duygulara kapılıyor okur ve anneler ile kızları arasındaki ilişkinin boyutlarına bir kez daha şahit oluyor.

          Jojo Moyes’in yazdığı kitabı dilimize Solina Silahlı çevirdi ve eseri yayına hazırlayan Pegasus Yayınları oldu.

CEVAP VER