Bu Şehr-i İstanbul Ki

          Murat Belge ile Tanyeri Erkman’ın Açık Radyo’da yayınlanan bir İstanbul söyleşisinin ele alındığı “Bu Şehr-i İstanbul Ki” kitabı, şehri konu edinen en yeni kitaplar arasında dün itibariyle yerini aldı.

          İstanbul, bu ülkenin her anlamda merkezi durumunda ve birçok ülke nüfusundan daha fazla nüfusuyla milyonların yaşamını idame ettirdiği bir yer. Tarihi geçmişi ve güzelliği ile sadece bizim değil yabancı ülke insanlarının da hayran kaldığı bir şehir. “Taşı toprağı altın” diyerek oraya yerleşeni de, bambaşka sebeplerden dolayı içerisinde yaşayanı da tüm zorluklarına rağmen onu bir başka yerde konumlandırır. Kimine göre yaşlı bir kadın, kimine göre eski ama canlı bir müzedir İstanbul. Yerine göre cennet, yerine göre cehennem olarak hissedebilir.

          Eski İstanbul ve İstanbulluların yaşayışı birçok kaynaktan öğrendiğimiz kadarıyla bambaşka bir atmosfere tekabül eder. İlçe ve semtlerinde binlerce insanın hikayesi, acı ya da tatlı hissettikleri gizli bir köşede yaşar gibidir. Zaferler, mağlubiyetler ve daha nice sonuçtan arda kalanlar yeni nesillerle yaşamaya devam eder. Bütün bunlara şahitlik eden binlerce yapı, yol, toprak ve hatta hayvan da eski İstanbul’a dair anekdotların içerisinde bulunur.

          Murat Belge ve Tanyeri Erkman, yaptıkları sohbet esnasında bazen hüzün, bazen de neşe ile yad ediyor eski İstanbul’u. Buluştukları ortak nokta ise artık çoğumuzun kabul ettiği üzere “Eski İstanbul” tabirinin yerini “İstanbul Bitti”nin almış olduğu… Ne yazık ki eski güzelliği ve gücünde olduğunu iddia edemiyoruz artık bu şehrin; kalabalık ve yaşanmazlığı ile anılan, mecbur kalınmadıkça uzak durulması gereken bir yer olduğu konusunda genellikle hemfikiriz.

          Kitap bizi o günlerin İstanbul’una götürürken, sohbete bizim de yer yer hüzün, yer yer de neşe ile eşlik etmemizi sağlıyor. Her şeye rağmen daha yaşanabilir bir İstanbul’un mümkün olması umudunu az da olsa koruyabilmemiz için destek veriyor sanki.

          Encore Yayınları aracılığı ile bizimle buluşan kitap, siyah beyaz bir İstanbul havasını solumak isteyenlerin başvurabileceği bir eser olarak raflarda bekliyor hepimizi.

CEVAP VER