Edebi Bir Tutku

          Edebiyat dünyasında kök salmış isimlerin özel hayatları ve yaşadıkları ilişkiler hep merak konusudur. Genelde, kolayca tahmin edebileceğimiz gibi ortalamanın dışında hayatlarla karşılaşılır incelendiğinde. Tıpkı yetenekleri gibi alışkanlıkları, aşkları ve tutkuları farklıdır her birinin. Sıradanlığa bir tepki gibi yaşar, sıradanlığın ortasındayken en uç örneklere koşarlar. Okuyucu bu örnekleri çok sonra öğrenir genellikle; yakınlarının anlatıları biriktiğinde, yine bir yazıyla… Mektup, önceki yüzyıla kadar en popüler iletişim yollarından biriydi. Yazarların yakınları ile sevgililerine gönderdiği/aldığı mektuplar ölümlerinden sonra büyük rağbet görürdü. Bugün elimizde en ünlü isimlerin birbirine aşkını anlatan mektuplardan oluşan çok sayıda kitap var. “Edebi Bir Tutku” konuya ilişkin olarak göstereceğimiz en yeni örnek.
          Henry Miller ve Anais Nin‘in birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşan kitap, bu iki ünlü yazarın dünyasına da ışık tutuyor. Hatta ölümlerinin ardından yazılan biyografilerden daha üstün bir niteliği olduğunu savunanlar da mevcut.
          Bu iki insanın İsviçre, Kaliforniya ve Paris ekseninde yaşadıkları, birbirlerine duydukları aşk ve tutku gibi birçok duruma şahitlik ediyor mektuplar. Hissedilenlerin en yalın şekilde aktarıldığı satırlar okuyucuyu zaman zaman şaşırtsa da, bıraktıkları izlenim silkeleyici oluyor.
          İthaki Yayınları tarafından yayınlanan kitap, Yağız Ali Diri çevirmenliği ile hazırlanmış. Edebiyat tarihinde iz bırakmış bu isimlere farklı bir bakış atmak isteyenlerce tercih edilebilecek bir eser.

CEVAP VER